Memur Şirket Ortağı Olabilir mi? Fon Soruşturması Tartışmayı Alevlendirdi

· Güncelleme:

Fon soruşturması, memurların şirket ortaklığı konusundaki eski bir boşluğu yeniden gündeme taşıdı. 657 sayılı Kanun neyi yasaklıyor, neye izin veriyor? Memur hangi şirkete ortak olabilir, hangi görevi alamaz?

Memur Şirket Ortağı Olabilir mi? Fon Soruşturması Tartışmayı Alevlendirdi

Sermaye piyasasındaki fon soruşturması, kamu personel rejiminin yıllardır konuşulan bir açığını yeniden masaya getirdi. Soruşturma kapsamında bir bakanlığın mali işlerinden sorumlu eski üst düzey yöneticisinin tutuklanması ve görevi sürerken ortağı olduğu şirket üzerinden yüz milyonlarca liralık bir devralma yaptığının ortaya çıkması, şu soruyu sordurdu: Memur şirket ortağı olabilir mi? Cevap, çoğu kişinin tahmin ettiğinden farklı.

Memur Şirket Ortağı Olabilir mi? Fon Soruşturması Tartışmayı Alevlendirdi

657 sayılı Kanun neyi yasaklıyor?

Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi "ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlığını taşıyor. Maddeye göre memur, tacir ya da esnaf sayılmasını gerektirecek bir faaliyette bulunamıyor. Ticaret ve sanayi kuruluşlarında görev alamıyor, ticari mümessil ya da ticari vekil olamıyor. Kollektif şirket ortağı ve komandit şirkette komandite ortak olması da yasak.

Maddede aile bireyleriyle ilgili bir yükümlülük de var. Eşi ya da reşit olmayan çocuğu bu tür faaliyetlerde bulunan memur, durumu 15 gün içinde kurumuna bildirmek zorunda.

Peki limited ve anonim şirket?

İşin can alıcı noktası burası. 28. madde anonim ve limited şirket ortaklığından hiç söz etmiyor. Danıştay kararları ve dönemin Devlet Personel Başkanlığı görüşleri bu sessizliği serbestlik olarak yorumladı. Buna göre:

Memur limited şirkete ortak olabiliyor, ancak şirket müdürü olamıyor.
Memur anonim şirkette pay sahibi olabiliyor, ancak yönetim kurulu üyeliği yapamıyor.
Borsada hisse senedi ve yatırım fonu alabiliyor; bunlar tasarruf aracı sayılıyor.

Danıştay, kanunda yasaklayıcı bir hüküm bulunmadığı için bu ortaklıklar nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceğine hükmetti. Sonuçta ölçüt tek bir soruya indirgendi: Memurun şirkette yönetim ve temsil yetkisi var mı? Şirketin büyüklüğü, hangi alanda çalıştığı ya da memurun kamudaki makamı hukuken önem taşımıyor.

"Pasif ortaklık" neden tartışılıyor?

Eleştirilerin odağında bu ayrımın kâğıt üzerinde kaldığı görüşü var. Sermayesinin büyük bölümü bir memura ait olan şirketin, o memurun ilgisinden uzak kalması gerçekçi bulunmuyor. Yönetimde bir akrabanın ya da güvenilen bir tanıdığın oturması, kararların nerede alındığını değiştirmiyor.

Asıl sorun çıkar çatışması. Mevcut uygulamada bir bakanlık personeli, kendi kurumunun denetlediği ya da ruhsat verdiği sektörde faaliyet gösteren bir şirkete ortak olabiliyor. Görev sırasında edinilen bilgi ve çevre, şirket için rekabet avantajına dönüşebiliyor.

Mal bildirimi şirketin varlığını göstermiyor

3628 sayılı Kanun uyarınca kamu görevlileri mal bildiriminde bulunuyor ve şirketteki paylarını beyan ediyor. Ancak şirketin kendi adına edindiği taşınmazlar, araçlar, iştirakler ve nakit, beyannamede yer almıyor. Şirket ne kadar büyürse büyüsün, bildirimde görünen çoğu zaman yalnızca bir ortaklık payı oluyor.

Başka ülkelerde kural ne?

Fransa'da memurun şirket kurması ya da devralması, ayrıca bağımsızlığını zedeleyecek nitelikte çıkar edinmesi yasak. Hassas görevlerdeki yöneticiler finansal varlıklarının yönetimini üçüncü kişilere devrediyor; denetimi bağımsız bir şeffaflık otoritesi yapıyor. İngiltere'de memurlar hisse senedine yatırım yapabiliyor, ancak kendileri, eşleri ve çocukları adına sahip oldukları ve görevleriyle bağlantılı payları kurumlarına bildirmek ve gerekirse elden çıkarmak zorunda.

Hangi değişiklik öneriliyor?

Kamu yönetimi uzmanlarının önerisi, 28. maddenin yeniden yazılması. Öne çıkan başlıklar şöyle: halka açık olmayan anonim ve limited şirketlere ortaklığın açıkça yasaklanması, mevcut ortaklıklar için bir geçiş süresi tanınması, borsada işlem gören hisseler ile yatırım fonlarının yasak dışında tutulması, denetim, düzenleme ve ihale gibi hassas görevlerdekilerin yatırımlarının beyan ve izne bağlanması, görev alanıyla doğrudan ilgili sektörlerde yatırımın tümüyle yasaklanması.

Mal bildiriminin de genişletilmesi isteniyor. Önemli paya sahip olunan şirketin büyüklüğünün ve başlıca varlıklarının beyannamede yer alması, eş ve çocuklara ilişkin bildirimin gerçekten denetlenmesi öneriler arasında.

Yasağı çiğneyen memura ne ceza veriliyor?

Mevcut kurala aykırı biçimde ticaret yapan, esnaflık yapan ya da şirkette müdürlük ve yönetim kurulu üyeliği gibi görev üstlenen memur için disiplin hükümleri devreye giriyor. Kanun bu fiil için kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını öngörüyor. Tekrarı hâlinde daha ağır yaptırım uygulanıyor.

Süreç nasıl ilerleyecek?

Cumhurbaşkanı'nın 29 Eylül 2026'daki talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu, yatırım fonu işlemleri ve denetim faaliyetleri hakkında inceleme başlattı. Kurulun hazırlayacağı raporun, memurların şirket ortaklığı ve mal bildirimi konusundaki boşluklara da değinmesi bekleniyor. Bu hafta toplanan Kamu Personeli Danışma Kurulu'nda personel sisteminin yeniden ele alınacağının açıklanması da konunun önümüzdeki dönemde yasal düzenleme gündemine girebileceğine işaret ediyor.