2,2 Milyon Memur Dikkat! Emekli Aylığı İşçiden Düşük Kalabilir
2008'den sonra göreve başlayan memurları emeklilikte büyük bir sürpriz bekliyor. Öğretmen, hemşire ve polis için hesap ortaya çıktı.
Kamuda çalışan milyonlarca memur, emekli olduğunda nasıl bir aylıkla karşılaşacağını tam olarak bilmiyor. Oysa göreve başlama tarihi, emekli aylığını neredeyse yarı yarıya değiştirebiliyor. 15 Ekim 2008'den sonra memuriyete başlayan yaklaşık 2,2 milyon kamu çalışanı, yıllardır beklenen uyum düzenlemesi çıkmadığı takdirde pek çok işçiden daha düşük emekli aylığı alma riskiyle karşı karşıya.
Aynı kurumda iki ayrı emeklilik sistemi
Memurlar emeklilik bakımından iki farklı kanuna bağlı. Memuriyete 14 Ekim 2008 ve öncesinde başlayanlar 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi. 15 Ekim 2008'den sonra göreve başlayanlar ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yer alıyor.
İki sistem arasındaki fark emekli aylığında kendini gösteriyor. Eski sisteme tabi memurun aylığı görevine ve unvanına göre belirleniyor. Ek göstergeli bir kadroya atanan memur emekli olduğunda aylığı doğrudan bu ek göstergeye göre bağlanıyor. Bu grupta en düşük memur emeklisi aylığı, işçi ve esnaf emeklisinin üzerinde kalıyor.
Yeni sisteme tabi memurlar ise işçi ve esnafla aynı kurallara göre emekli oluyor. Aylık, çalışma hayatı boyunca SGK'ya bildirilen prime esas kazançların ortalaması üzerinden hesaplanıyor. Örneğin 3600 ek gösterge eski sistemdeki memurun aylığını hemen yükseltirken, yeni sistemdeki memurda aynı etkinin oluşması için bütün çalışma hayatı boyunca bu göstergeden yararlanmış olmak gerekiyor.
Maaşın büyük bölümünden prim kesilmiyor
Sorunun kaynağı, memurun eline geçen paranın önemli bir kısmının prime esas kazanca dahil edilmemesi. 2023'te 8 bin 77 TL olarak verilmeye başlanan ve temmuz ayı itibarıyla 25 bin 153 TL'ye ulaşan seyyanen ödeme bunların başında geliyor. Bazı ek ödemelerden de prim alınmıyor. Prim kesilmeyen her kalem, emekli aylığı hesabında yok sayılıyor.
15 Ekim 2008'de göreve başlayan üç meslek için tablo şöyle:
Öğretmen: Brüt maaş 87 bin 414 TL, prime esas kazanç 52 bin 158 TL.
Hemşire: Brüt maaş 93 bin 268 TL, prime esas kazanç 48 bin 632 TL.
Polis: Brüt maaş 102 bin 444 TL, prime esas kazanç 53 bin 902 TL.
Örnek hesap: Fark 25 bin TL'ye yaklaşıyor
Yeni sistemde emekli aylığı, prime esas kazancın aylık bağlama oranıyla çarpılmasıyla bulunuyor. Hesabı kolaylaştırmak için üç meslekte de bu oranın yüzde 50 olduğu varsayılırsa sonuç çarpıcı. Oran brüt maaşa uygulansa öğretmenin aylığı 43 bin 707 TL, hemşirenin 46 bin 634 TL, polisin 51 bin 222 TL olacaktı. Prime esas kazanç üzerinden hesaplandığında ise öğretmenin aylığı 26 bin 79 TL'ye, hemşireninki 24 bin 316 TL'ye, polisinki 26 bin 951 TL'ye iniyor.
Bu örnek basitleştirilmiş bir hesap. Gerçekte çalışma hayatı boyunca bildirilen kazançların ortalaması alınıyor ve çıkan tutar bağlama oranıyla çarpılıyor. Ancak sonuç değişmiyor: Prime yansımayan gelir, emeklilikte kayıp olarak geri dönüyor.
Emekli olanlar şok yaşıyor
Bu sorunun yıllar sonra ortaya çıkacağını düşünmek yanıltıcı. Daha önce SSK ya da Bağ-Kur kapsamında çalışıp 2008'den sonra memurluğa geçenler, yaş ve prim şartını doldurarak bugün emekli oluyor. Bu kişilerin kök aylıkları çok düşük hesaplanıyor. Neredeyse tamamının kök aylığı, hâlen 23 bin 552 TL olan en düşük emekli aylığının altında kaldığı için taban aylığı alıyorlar.
Neden işçiden düşük kalıyor?
İşçilerde yemek ve yol yardımı dışındaki ücretin neredeyse tamamı prime esas kazanca dahil ediliyor. Bu yüzden işçinin emekli aylığına esas tutarı gerçek ücretine yakın oluyor. Brüt asgari ücret 33 bin 30 TL. Yukarıdaki örneklerde memurların prime esas kazancı aşağı yukarı bir buçuk asgari ücrete denk geliyor. Yani öğretmen, hemşire ve polis, bir buçuk asgari ücretle çalışan bir işçiyle aynı emekli aylığına hak kazanıyor.
Çözüm için ne öneriliyor?
2008'deki yasa değişikliği sırasında, memurun net maaşı düşmeyecek biçimde prime esas kazancının yükseltilmesi öngörülmüştü. O dönemde alt komisyon başkanlığı yapan eski milletvekili Zekai Özcan, birkaç yıl içinde bir kamu personel reformu yapılmasının planlandığını, memurun kariyerini ve görevini dikkate alan bir düzenleme çıkmadığı için adaletsizliğin büyüdüğünü belirtiyor.
Uzmanlara göre çözüm, seyyanen ödeme başta olmak üzere prim kesilmeyen kalemlerin prime esas kazanca dahil edilmesinden geçiyor. Memur sendikaları da aynı talebi dile getiriyor. Düzenleme yapılmadığı sürece 2008 sonrası göreve başlayan memurların emeklilik hesabını şimdiden yapması, hizmet dökümündeki prime esas kazanç tutarlarını e-Devlet üzerinden kontrol etmesi öneriliyor.