Vefa Personeline Kadro Talebi Yeniden Gündemde! Binlerce Çalışan Bekliyor

· Güncelleme:

Yaşlı ve engellilere evde destek veren SYDV Vefa personeli, proje bazlı sözleşme yerine sürekli işçi ya da memur kadrosu istiyor. Talepler ve hukuki durum haberimizde.

Vefa Personeline Kadro Talebi Yeniden Gündemde! Binlerce Çalışan Bekliyor

Tek başına yaşayan yaşlıların kapısını çalan, evini temizleyen, yemeğini götüren, ilacını takip eden binlerce çalışan yıllardır aynı soruyu soruyor: “Biz ne zaman kadroya geçeceğiz?” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Ulusal Vefa Programı'nda görev yapan personelin daimi kadro talebi yeniden gündeme geldi. Çalışanlar, her yıl yenilenen proje sözleşmeleri yerine kamuda güvenceli istihdam istiyor.

Vefa Personeline Kadro Talebi Yeniden Gündemde! Binlerce Çalışan Bekliyor

Vefa personeli kimdir, ne iş yapar?

Vefa Programı, 81 il ve ilçelerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) aracılığıyla yürütülüyor. Program kapsamındaki destek personeli, yaşlı ve engelli vatandaşların evine giderek ev temizliği, kişisel bakım, yemek yardımı ve gündelik ihtiyaçların karşılanması gibi hizmetler veriyor. Kimsesi olmayan ya da yakınları uzakta yaşayan yaşlılar için bu ziyaretler çoğu zaman dış dünyayla tek düzenli bağ.

İşin niteliği fiziksel güç gerektiriyor. Çalışanlar gün içinde birden fazla haneye gidiyor, ağır saha şartlarında hem temizlik hem bakım işini birlikte yürütüyor.

Sorun nerede başlıyor?

Vefa destek personeli doğrudan Bakanlık kadrosunda değil. Çalışanlar genellikle, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan finanse edilen ve yıllık dönemlerle onaylanan projeler kapsamında istihdam ediliyor. Yani sözleşmeleri belirli süreli ve projenin devamına bağlı.

SYDV'ler özel hukuk tüzel kişiliğine sahip yapılar. Vakıflarda sosyal yardım ve inceleme görevlisi ya da büro görevlisi gibi daimi personel bulunurken, Vefa çalışanları belirli süreli proje personeli statüsünde. Aynı çatı altında çalışan iki grup arasındaki bu statü farkı, taleplerin temelini oluşturuyor.

Projenin her yıl uzatılıp uzatılmayacağına dair belirsizlik, çalışanlarda üç kaygıyı besliyor: sözleşmenin yenilenmeme riski, kıdem tazminatının akıbeti ve uzun vadeli plan yapamamak.

Çalışanların talepleri neler?

Sahadan yükselen talepler birkaç başlıkta toplanıyor:

Statü değişikliği: Belirli süreli proje sözleşmesi yerine 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi sürekli işçi (4/D) ya da 657 sayılı Kanun'a tabi sözleşmeli veya kadrolu statüye geçiş.

İş güvencesi: Her yıl proje yenilenme döneminde yaşanan fesih endişesinin ortadan kaldırılması.

Bakanlık kadrosu: Personelin vakıflar üzerinden değil, doğrudan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı taşra teşkilatı bünyesinde istihdam edilmesi.

Çalışma şartları: Fiziksel güç gerektiren görevleri yürüten personelin özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi.

Emsal gösterilen iki düzenleme

Vefa çalışanlarının beklentisini artıran iki önemli örnek var. İlki, kamuda taşeron şirketler üzerinden çalışan işçilerin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sürekli işçi kadrosuna alınması. İkincisi, kamudaki sözleşmeli personelin 7437 sayılı Kanun'la memur kadrosuna geçirilmesi.

Çalışanlar, yıllardır kesintisiz biçimde kamu hizmeti ürettiklerini, dolayısıyla benzer bir düzenlemenin kendileri için de yapılması gerektiğini savunuyor. Hizmetin geçici değil sürekli nitelikte olması, “proje personeli” tanımının fiilî durumla örtüşmediği yönündeki itirazın dayanağı.

Kadro için ne gerekiyor?

Vefa personelinin sürekli işçi ya da memur statüsüne geçebilmesi için idari bir kararın ötesinde yasal düzenleme şart. Taşeron ve sözleşmeli personel örneklerinde olduğu gibi konunun kanunla ya da kanun gücünde bir düzenlemeyle çözülmesi gerekiyor. Bu da Meclis gündemine gelecek bir teklif anlamına geliyor.

Şu an için Bakanlıktan kadro verileceğine dair resmî bir açıklama yok. Gündeme gelen, çalışanların ve temsilcilerinin talebi. Konunun bütçe görüşmeleri sırasında ve kamu personel sistemine ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında yeniden dile getirilmesi bekleniyor.

Yaşlı nüfus artıyor, ihtiyaç büyüyor

Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun toplam içindeki payı her yıl yükseliyor. Tek başına yaşayan yaşlıların sayısı arttıkça evde destek hizmetine duyulan ihtiyaç da büyüyor. Bu tablo, Vefa Programı'nın geçici bir proje olmaktan çıkıp kalıcı bir kamu hizmetine dönüştüğünü gösteriyor.

Çalışanlara göre hizmetin kalitesi de iş güvencesiyle doğrudan bağlantılı. Yaşlılar, evlerine giren kişiyi tanımak ve ona güvenmek istiyor. Personelin sık değişmesi bu güven ilişkisini zedeliyor. Kadro talebinin yalnızca çalışanların değil, hizmet alan yaşlıların da yararına olduğu vurgulanıyor.

Vefa hizmetinden nasıl yararlanılır?

Evde destek hizmetine ihtiyaç duyan yaşlı ve engelliler ya da yakınları, ikamet ettikleri ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurabiliyor. ALO 144 Sosyal Yardım hattı üzerinden de talep iletilebiliyor. Başvurunun ardından ekipler hane ziyareti yaparak ihtiyacı yerinde değerlendiriyor.